Sabredenlerin Mükâfâtı

Sabredenlerin Mükâfâtı

M. Sâmi Ramazanoğlu

2011 – Temmuz, Sayı: 305, Sayfa: 030

Allah Teâlâ buyuruyor:

«Ey îman edenler, sabırla ve namazla Allah’dan yardım isteyin. Şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir. (Bakara, 153)

Hepinizin ilâhı tek bir ilâhdır. O’ndan başka hiç bir ilâh yokdur. O hem Rahmân’dır, hem Rahîm’dir.» (Bakara, 163)

Hadis-i Şerif’de vârid olmuşdur ki:

«Allah Teâlâ mahlûkatı cem etdiği zaman bir mü-nâdî:

– Nerede ehl-i fazilet olanlar? diye çağırır. Ehl-i fazilet hemen kalkıp sür’atle cennete doğru koşarlar. Me lekler onları karşılayıp:

– Cennete sür’atle koşup gitdiğinizi görüyoruz. Siz kimlersiniz? derler. Onlar da kendilerinin ehl-i fazilet olduklarını söylerler. Melekler onlara faziletlerinin ne olduğunu sorduklarında:

– Zulme uğradığımızda sabrettik, kötülük gördüğümüzde de afvetdik, derler. Melekler de:

– «Öyle ise hemen girin cennete, böyle ameller işleyenlerin ecri ne güzeldir!» derler.

Sonra bir münâdî daha:

– Ehl-i sabır nerededir? diye çağırır. Bir kısım kimseler de kalkıp sür’atle cennete doğru koşarlar. Melekler onları da karşılayıp kendilerine kimler olduklarını sorarlar. Onlar da:

– Biz ehl-i sabrız, derler. Kendilerine neye sabrettikleri suâl edildikde:

– Allah’a itâata sabretdik, Allah’a isyân olacak şeylere karşı sabretdik, derler. Melekler de:

– «Öyle ise siz de girin cennete!» derler. Sonra bir münâdî daha çağırır ki:

– Nerede birbirlerini Allah için sevenler? Bunu duyan bir kısım zümre hemen kalkıp koşarak cennete doğru giderler. Melekler onları da karşılayıp kimler olduklarını sorarlar. Onlar da, Biz birbirimizi Allah için sevenleriz, derler. Kendilerine bunun ne olduğu sorulunca,

Allah’ın rızâsını kazanmak uğrunda birbirlerimizi sevdik, cennette de beraber olmak istiyoruz derler.

*

Bazı marifet ehilleri demişlerdir ki:

– Gaybın insanı yoklaması ya mal cihetinden olur, ya can, yahud akraba, yahud kalb veya rûh cihetinden olur.

İmtihana maldan feragat ile cevab veren kurtulur, nefisden feragat ile cevab veren yüksek dereceler kazanır, akrabasını kaybedip de sabredene büyük mükâfat ve kurbiyyet verilir, hak yoluna can verene de her dem vuslat verilir.

*

Hadîs-i şerîfde buyurulmuşdur ki: Başına bir musîbet gelen kul:

“Biz Allah’a aidiz ve O’na dönücüleriz” (Bakara, 156) “Allah’ım uğradığım bu musibete mukabil ecrimi Sen ver ve kaybetdiğimden daha hayırlısını ihsân eyle!” derse Allah o musibete mukabil ecrini verir ve kaybetdiğinden daha hayırlısını ihsân eder.»

*

Hazret-i Hasan -radıyallahu anh- der ki: Dedem Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’den işitdim, şöyle buyurmuşlardı:

– Oğulcuğum, kanaatdan ayrılma, insanların en zengini olursun. Farzlarını edâ et, insanların en âbidi olursun.

Oğulcuğum, cennetde bir ağaç vardır, ismi «Şeceretü’l-belvâ»dır. Kıyamet gününde ehl-i belâ getirilirler, onlar için ne divan kurulur, ne mizan dikilir. Ve ecir onların üzerine yağmur gibi yağdırılır.» Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:

“Ancak sabır edenlerin ecirleri noksansız ve hesabsız olarak verilir” (Zümer sûresi, 10) âyet-i celîlesini okudular.

Ramazanoğlu Mahmûd Sâmî, Bakara sûresi Tefsirî, 210-216

alintidir..http://dergi.altinoluk.com

Bu yazı Sabredenlerin Mükâfâtı içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s